makaledeposu 181 Takipçi | 32 Takip
Kategorilerim

Sevdiğim Fotoğraflar

Gitmek İstediğim Yerler

Benim Tarzım

Okumak İstediklerim

İzlediklerim

Gezdiğim Yerler

Evim İçin

Artvin Tanıtım

Aydın Resimleri

Diyet

Ankara Tanıtım

Ada Resimleri

Ankara Resimleri

Adana Tanıtım

Artvin Resimleri

atatürk

bayrak resimleri

bebek resimleri

beşiktaş resimleri

Düzce Tanıtım

Edebiyat

cep telefonu resimleri

çiçek resimleri

Bartın Resimleri

belgesel videoları

animasyon videoları

doğa resimleri

amatör videolar

Bursa Tanıtım

fenerbahçe resimleri

galatasaray resimleri

hayvan resimleri

eski istanbul

Ardahan Tanıtım

güzeller galerisi

komik resimler

asker resimleri

aile

çocuk

mizah

sağlık

ünlü resimleri

Bilim

Şehir Yaşamı

Din

antik resimler

siyah beyaz resimler

İş Hayatı

Bartın Tanıtım

Aydın Tanıtım

tüp bebek

Amasya Resimleri

Eğitim

ilginç resimler

Yalova Tanıtım

karikatürler

Kilis Tanıtım

reklam resimleri

araba resimleri

Motosiklet Resimleri

uçak resimleri

uzay resimleri

duygusal resimler

bitki resimleri

traktör resimleri

ev dekorasyonu

fantazi resimleri

hareketli resimler

aşk resimleri

Balıkesir Tanıtım

animasyon resimleri

Ardahan Resimleri

haberler

Ağrı Resimleri

Aksaray Resimleri

video

Kış Resimleri

Sonbahar Resimleri

Afyon Resimleri

Bilgisayar Oyunları

Aşk

Yemek

Teknoloji

Kariyer

Spor

Hayvanlar

Hobi

Otomobil

Yaşam

Tarih

Ülkeler

Çocuk resimleri

Akik taşı resimleri

Zümrüt Resimleri

Elmas Resimleri

Yakut Resimleri

Yaz Resimleri

İlkbahar Resimleri

Mücevher Resimleri

Akvaryum Resimleri

Ayrılık Resimleri

Deniz Resimleri

Ağaç Resimleri

Adana Resimleri

Adıyaman Resimleri

Magazin

Komik Yazılar

İnternet

Antalya Resimleri

Balıkesir Resimleri

Batman Resimleri

Bayburt Resimleri

Bilecik Resimleri

Bingöl Resimleri

Bitlis Resimleri

Bolu Resimleri

Noel Baba Resimleri

Burdur Resimleri

Bursa Resimleri

Çanakkale Resimleri

Çankırı Resimleri

Çorum Resimleri

Denizli Resimleri

Adıyaman Tanıtım

Afyonkarahisar Tanıtım

Ağrı Tanıtım

Karabük Tanıtım

Amasya Tanıtım

Magazin Haberleri

Antalya Tanıtım

Bilecik Tanıtım

Bingöl Tanıtım

Bitlis Tanıtım

Bolu Tanıtım

Burdur Tanıtım

Çanakkale Tanıtım

Çankırı Tanıtım

Osmaniye Tanıtım

Şırnak Tanıtım

Türk Kültürü

Uzay

Batman Tanıtım

Diğer İçeriklerim (32767)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (181)

AB’nin 50. Yılında Türkiye Açmazı

2009-07-20 12:23:01

ürkiye’nin AB serüveni tam bir oyalama ve oyalanma tarihi olarak algılanabilir. İlk tam üyelik başvurusu Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde yapıldı ve reddedildi. AKP hükümetinin 2004′te gündüz vakti havai fişekle kutladığı kararlar yeni yeni anlaşılıyor.Türkiye’nin AB hedefleri Yunanistan’ın Ege sorunlarını lehine çözümleme, GKRY’nin Kıbrıs’ın tamamına sahip olma, Ermenilerin Fransa üzerinden iddialarını kabul ettirme ve AB’nin ‘Kürt kartında’ etkin olma hedeflerine kilitlenmiş durumda. İlişkiler tam anlamıyla yol ayrımında…Bahadır Selim DİLEKAvrupa Birliği, kuruluşunun 50. yılını kutladı. Dönem Başkanı olan Almanya, AB’nin kuruluş yıldönümü için düzenlenen törene aday ülkeleri davet etmemeyi tercih etti. Yani, başta Türkiye olmak üzere aday ülkelere, “Sizin üyeliğiniz garanti değil” mesajı vermişti.Gerçi, Hırvatistan çok fazla üzerine alınmadı ama bu mesajın adresinin zaten Türkiye olduğu herkes tarafından da çok iyi biliniyordu. Peki neden Türkiye’ye karşı geleneksel bir destek anlayışını benimsemiş olan Almanya böyle bir tutum içine girmişti? 1999 yılında Helsinki’de verilen “tam üyelik” sözü tarih mi olmuştu? Peki bütün bunları, AB’nin son dönemdeki liderlerinin vizyonsuzluğu ile açıklamak olası mıydı? Bütün bu soruların yanıtlarını vermeden önce, Türkiye’nin Avrupa Birliği macerasının kısa bir tarihçesine göz atmakta yarar bulunuyor.1923′ten sonra Türkiye yüzünü Batı’ya çevirdi ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa kıtasında hızla gelişmekte olan uluslararası örgütlenme çabaları içinde yer alma çabası iç... Devamı

AB’nin 50. Yılında Türkiye Açmazı

2009-07-20 12:23:00

ürkiye’nin AB serüveni tam bir oyalama ve oyalanma tarihi olarak algılanabilir. İlk tam üyelik başvurusu Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde yapıldı ve reddedildi. AKP hükümetinin 2004′te gündüz vakti havai fişekle kutladığı kararlar yeni yeni anlaşılıyor.Türkiye’nin AB hedefleri Yunanistan’ın Ege sorunlarını lehine çözümleme, GKRY’nin Kıbrıs’ın tamamına sahip olma, Ermenilerin Fransa üzerinden iddialarını kabul ettirme ve AB’nin ‘Kürt kartında’ etkin olma hedeflerine kilitlenmiş durumda. İlişkiler tam anlamıyla yol ayrımında…Bahadır Selim DİLEKAvrupa Birliği, kuruluşunun 50. yılını kutladı. Dönem Başkanı olan Almanya, AB’nin kuruluş yıldönümü için düzenlenen törene aday ülkeleri davet etmemeyi tercih etti. Yani, başta Türkiye olmak üzere aday ülkelere, “Sizin üyeliğiniz garanti değil” mesajı vermişti.Gerçi, Hırvatistan çok fazla üzerine alınmadı ama bu mesajın adresinin zaten Türkiye olduğu herkes tarafından da çok iyi biliniyordu. Peki neden Türkiye’ye karşı geleneksel bir destek anlayışını benimsemiş olan Almanya böyle bir tutum içine girmişti? 1999 yılında Helsinki’de verilen “tam üyelik” sözü tarih mi olmuştu? Peki bütün bunları, AB’nin son dönemdeki liderlerinin vizyonsuzluğu ile açıklamak olası mıydı? Bütün bu soruların yanıtlarını vermeden önce, Türkiye’nin Avrupa Birliği macerasının kısa bir tarihçesine göz atmakta yarar bulunuyor.1923′ten sonra Türkiye yüzünü Batı’ya çevirdi ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa kıtasında hızla gelişmekte olan uluslararası örgütlenme çabaları içinde yer alma çabası iç... Devamı

Türkler ve Avrupalılar

2009-07-20 12:22:01

Kıta Avrupası’nda sosyal yaşam, beş bin yıl önce başladı. Ve beş bin yıl, Avrupa’da savaş hiç eksik olmadı. Önce bu kıtanın kavimleri, kendi aralarında mücadele ettiler. Sonra kıta dışından gelenler oldu. İlk yabancılar “Persler” di. Milattan 500 yıl önce Avrupa’ya girdiler. Onlardan bin yıl sonra “Türkler” bu topraklarda göründü… 437′de “Attila” , Batı Hun Devleti’nin sınırlarını Urallar’dan Ren Nehri’ne taşıdı… 568′de Macaristan “Avarlar” ın, 650′de Don Havzası “Hazarlar” ın yurdu oldu… 1241′de “Moğollar” Avrupa’ya girdi ve “Cengiz Han” ‘ın savaşçıları Adriyatik’e ulaştılar… 1356′da “Osmanlılar” Rumeli’ye geçti. 1529′da Türk süvarileri Viyana’ya dayandılar…İngilizler, Fransızlar, Almanlar ve Ruslardan sonra, Avrupa’daki nüfuz mücadelesine “Türkler” de katıldılar.Avrupa’da arayışlar1648′de imzalanan “Vestfalya Antlaşması” , Avrupa’da 150 yıl süren bir denge tesis etti. Ne var ki 1804′te “Napolyon” sahneye çıktı; 11 yılda tüm Avrupa’ya egemen oldu. 1815′te yenilince, Avrupa’da barış arayanlar “Viyana Kongresi” ni topladılar. Bir araya gelen Avrupa devletleri, ulus, kültür ve din özelliklerini dikkate almadan yeni sınırlar çizdiler ve kendilerine göre bir denge tesis ettiler. Çizilen sınırlar “1830-1848 Avrupa İhtilalleri” nin nedenini oluşturdu!.. Ulusların devlet olma mücadelesi, Avrupa’da yeni devletler ortaya çıkardı… “Osmanlı İmparatorluğu” Avrupa’da tutunmanın yollarını ararken; Balkanlar’da bağımsızlık isteyen ulusların sayısı giderek artıyord... Devamı

Avrupa Birliği ve Türk treni

2009-07-20 12:22:00

AB Komisyonu’nun Türkiye ilerleme raporunda yer alan ifadeler zaten bekleniyordu. Raporda, programdaki gecikmeler sert bir dille eleştiriliyor, Türkiye’nin Gümrük Birliği Protokolü’nü uygulamaması konusunda sadece tespitte bulunulduğu gibi, bilinenler tekrarlanıyor. Öncelikle şunun bilinmesi gerekir: Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi müzakere sürecini kesinlikle etkileyecektir. Ancak AB Komisyonu, topu aralık ayında yapılacak Dışişleri Bakanları zirvesine atarak Ankara’ya karşı yaptırımlar önermekten özenle kaçınıyor. Bütün bu yukarıdaki konular bize garip görünmemeli, bu noktada kaygılanmak için pek çok nedenimiz var.İki senaryoTürkiye’nin ilerleme raporunda, AB Komisyonu’nun olası “tren kazasını” önlemek için çıkar yol arayışında olduğu gözleniyor. Bu durum, Türkiye’ye AB kapısının kapanmaması doğrultusunda yeni bir formülün bulunması yönündeki çabaların devam edeceğini göstermektedir. Þu anda, taraflardan hiçbiri, konuları aşırı uçlara çekerek tren kazasına yol açmak istemiyor. Atina ve Lefkoşa’ya ise şekillenecek formülün kabul edilmesi yönünde baskıların yapılması olasıdır. Konuların diplomatik düzeyde ve peş peşe amatör girişimlerle ele alınması, ne yazık ki Atina ve Lefkoşa’nın çıkmaz bir sokağa girmelerine neden oldu. Aralık ortalarında şekillenmesi beklenen formül ne şekilde olursa olsun, Yunanistan ve Kıbrıs bunu çok pahalıya ödeyeceklerdir.ISTAME’nin ( Andreas Papandreu ‘nun kurduğu Strateji ve Kalkınma Etütleri Enstitüsü) “AB-Türkiye: Tren kazasından kaçınma senaryoları ve olası etkileri” başlıklı metninde, diğer görüşlerin yanında aşağıdak... Devamı

Avrupalılar Bizi İstemiyor’

2009-07-20 12:21:00

A rtık sadece her üç Türk’ten biri Avrupa Birliği (AB) üyeliğine sıcak bakıyor. Bu güven kaybının ölçümü ise Rostock, Recklinghausen ya da Belfort ve Bordeaux’da değil, Türkiye’deki Türk basını tarafından yapılıyor. İki yıl öncesine kadarsa her 3 Türk’ten 2’si AB üyeliği konusunda olumlu bir görüşe sahipti. Fakat bu heyecan yerini tıpkı Türkiye’nin AB üyeliğine şüpheyle yaklaşan Avrupalılar gibi Brüksel’e karşı derin bir güvensizliğe bıraktı. Burada, AB Komisyonu’nun 8 Kasım’da açıklanan İlerleme Raporu’nun başrol oynadığı söylenemez. Türkleri sertleştiren başka bir duygu söz konusu olan: Avrupalılar bizi istemiyor.Antlaşma ihlaliCSU Başkanı Edmund Stoiber de Komisyon raporunun açıklanmasından hemen önce yaptığı açıklamada müzakerelerin dondurulmasını isteyerek, Türkiye’yi ” sürekli bir antlaşma ihlali” ile suçladı. Stoiber’e göre özellikle Kıbrıs konusunda Türk hükümeti ” göze batan bir antlaşma ihlali” içinde hareket ediyordu.Merkel ise bu hafta başında Süddeutsche Zeitung’a verdiği demeçte daha diplomatik bir tavır içindeydi: “Ankara Protokolü konusunda hiçbir adım atılmadığı sürece, Türkiye’ye ‘Böyle devam edin’ denilemez.” Yani, Türkiye Haziran 2005′te imzalanan Ankara Protokolü’nde görüş birliğine varıldığı gibi, şu ana kadar Türkiye’nin tanımadığı Kıbrıs da dahil olmak üzere Gümrük Birliği’ni bütün AB ülkeleri üzerinde uygulamak zorundadır. Bunun pratikteki anlamı Türk liman ve havaalanlarının açılmasıdır ki - Erdoğan hükümeti milliyetçiler ve ordu arasında sıkışmış bi... Devamı

AB Gerçeği ve Türkiye

2009-07-20 12:20:00

Avrupa’da siyasi birlik arayışlarının 350 yıllık bir geçmişi var!.. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra tümüyle ABD etkisine giren dünyada, bugün yeni denge arayışları gündemde!.. AB’nin yapılanması devam ediyor!.. Ve bu arada Türkiye’nin AB’ye üyelik gayretleri de sürüyor!..AB Raporu8 Kasım 2006′da yayımlanan “İlerleme Raporu ve Stratejik Belge” , AB-Türkiye ilişkilerine yeni bir boyut getirdi. Müzakereler tehlikeli bir noktaya geldi. AB’nin temel talebi; Türkiye’nin “Gümrük Birliği Anlaşmasına Ek Protokol” gereğince deniz limanlarını Rum bandıralı gemilere; hava limanlarını ise Rum bayraklı uçaklara açması!.. Türkiye; Rum Yönetimi’nin tanınması anlamına gelecek ve karşılığında belki de hiçbir getiri elde edemeyecek bu hareket tarzından uzak duruyor. Rumlar ise, AB tarafından alınmış “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üzerindeki tecridin kaldırılması” yolundaki karara rağmen ileri adım atmıyorlar. Finlandiya Dönem Başkanlığı, Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi arasında uzlaşma sağlamak amacıyla bir girişim başlatmış bulunuyor. Magosa Limanı, Maraş Bölgesi ve Ercan Havalimanı’nı gündeme getiren bir planın varlığından söz ediliyor. Ama Türkiye açısından ödün içerikli olduğu söylenen plana ilişkin henüz açıklanmış bir metin yok!..Yeni belgeye göre, “Kıbrıs” tan sonra ikinci temel sorun, “düşünce ve ifade özgürlüğü alanındaki yetersizlikler”. Bunu “asker-sivil ilişkileri”, “azınlık hakları”, “dinsel özgürlükler” ve “yargı bağımsızlığı” alanındaki sorunlar izliyor. Raporda “Güneydoğu” da değinilen konular arasında!.. Ve satır aralarında, Türkiye&... Devamı

AB-Türkiye İlişkilerini İlerletmeyen İlerleme Raporu

2009-07-20 12:19:01

Türkiye’nin Kıbrıs Rum Kesimi’ne limanlarını açmamasının AB müzakerelerinin kesilmesine neden olabileceği endişesiyle bu yılki İlerleme Raporu geçen yıllara göre daha merakla bekleniyordu. Türkiye’nin siyasi ve ekonomik alanda AB üyelik kriterlerini ne ölçüde karşıladığının değerlendirildiği ve son bir yılın fotoğrafının çekildiği İlerleme Raporu’nda beklendiği gibi Türkiye’de reformların yavaşladığı eleştirilerine yer veriliyor, ancak AB Komisyonu, Kıbrıs’la ilgili olarak bir durum saptaması yapmakla yetinerek müzakereleri etkileyecek bir hüküm bildirmiyor. Bunda, Finlandiya’nın Kıbrıs önerisinin taraflarca görüşülüyor olmasının payının olduğu şüphesiz. Gümrük Birliğini 10 yeni AB üyesine genişleten Ankara Protokolü’nün Kıbrıs Rum Kesimini de kapsayacak şekilde uygulanmadığı tespitine yer verilen Rapor’da, limanlar sorununun aşılmamasının müzakereleri olumsuz etkileyeceği belirtiliyor, ancak nihai karar 14-15 Aralık’taki AB Zirvesi’ne bırakılıyor. AB-Türkiye müzakerelerinde aylardır sadece Kıbrıs konusunun tartışılması nedeniyle diğer konuların gölgede kaldığı biliniyor, oysa yaklaşık 74 sayfa olan İlerleme Raporu Kıbrıs’ın yanı sıra birçok önemli alanı da kapsıyor. Bunlar, ifade özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle TCK’nın 301′inci maddesi, yargının bağımsızlığı, sivil-asker ilişkileri, dinî özgürlükler, gayrimüslim ve azınlık hakları, farklı dil ve lehçelerde yayın, kadın hakları ve sendikal haklar, seçim sistemi ve seçim barajı vs.’dir Raporda sivil asker ilişkileri konusunda hem övgü hem de eleştiri yer alırken, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin siyasetteki etkisini sürdürmesine ve kendi yetki... Devamı

AB Raporu Ermeni Taraftarı

2009-07-20 12:19:00

Avrupa Parlamentosu’nca Türkiye hakkında yayımlanan raporun Ermeni iddiaları bölümü, maddi yanlışlarla dolu. Rapor, Ermeni propagandalarını sayfalarına taşıyor. Ermeni diasporasının tarihsel olayları yasalar ve kararlarla düzenleme anlayışı onaylanıyor.Türkiye’den Ermenistan’a yönelik bir dizi açılım isteyen rapor, Erivan’ın yaklaşımını ve mevcut işgalci tutumunu göz ardı ediyor. Uluslararası yükümlülüğünü yerine getirmeyen Ermenistan, raporda korunuyor.Avrupa Birliği içerisinde Ermeni sorununa yönelik olarak alınan ilk önemli karar 18 Haziran 1987 tarihinde Avrupa Parlamentosu’nda alınan ve “Ermeni Sorununun Siyasi Çözümü” başlığını taşıyan tavsiye kararıdır. Bu kararın dikkat çekici yönü Türkiye’nin AB’ye tam üyelik başvurusunda bulunmasından üç ay sonra alınmış olmasıdır. Kararda 1915-1917 dönemindeki olaylar 1948 BM Sözleşmesi’ne göre soykırım olarak adlandırılıyor ve Türkiye’nin Ermeni soykırımını tanımamasının tam üyelik yolunda engel olduğu savunuluyor. Avrupa Parlamentosu’nun 1987 yılında aldığı karar henüz Soğuk Savaş döneminin sona ermediği bir uluslararası ortamda alınmıştı. Ancak Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku’nun Batıya yönelik tehdidi azalmıştı. Sovyetler Birliği’nde Gorbaçov Devlet Başkanı’dır. İspanya ve Portekiz’in Avrupa Topluluğu’na üyeliği bir yıl önce gerçekleşmişti. Türkiye’nin üyeliğine karşı bir atmosfer vardı. 1987 yılında Avrupa Parlamentosu’nun kararı alındığında henüz Sovyetler Birliği çözülmemişti ve Ermenistan faktörü devrede değildi. Burada Ermeni diasporasının faaliyetleri ve Avrupa Parlamentosu üzerindeki etkisi önemli bir rol oynamıştır.ERMENİSTAN SONRAS... Devamı

Vatikan’ın, Orhan Pamuk’un ve AB’nin kırmızı ş

2009-07-20 12:18:00

Bazı dostların, “Orhan Pamuk, gerçekte Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ise, bir yandan Fransa’da Türkiye aleyhine kararlar alınırken, diğer taraftan kendisine Nobel Edebiyat Ödülü verilmesi altındaki gerçeği görür ve ödülü iade eder” demesi yok mu, hayretler içinde kalıyorum.Yahu adama sırf “Türkler 1 milyon Ermeni’yi 30 bin Kürt’ü kesti” dediği ve bu sözü dünya kamuoyunun gündemine taşıdığı için ödül verdiler. Ödülün gerekçesi bu. Adam ödülü geri verecek olsa, bu lafları söyler miydi?***Alman Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi Genel Başkanı Edmund Stoiber de kendi sözleriyle açık düştü!Stoiber, Almanya’nın Augsburg kentinde yapılan parti kurultayındaki konuşmasında, ”Türkiye Kıbrıs’ı tanımamayı sürdürürse Avrupa Birliği ile arasındaki müzakereler dondurulsun. Kısmen değil, tümden” dedi. Partisinin Türkiye’nin AB’ye üyeliğine karşı olduğunun altını çizen Stoiber, ”Ankara, AB üyesi Kıbrıs’a karşı takındığı umursamaz tavırla AB’nin oyun kurallarını kabul etmediğini gösteriyor” diye konuştu.İşte AB’nin bütün tavrı bu aptalca tutumda özetlenmiş gibidir! Stoiber’e kimse sormuyor; madem Türkiye’nin AB’ye üyeliğine karşısın, Türkiye şunu tanısın bunu tanısın diye şart ileri sürme hakkını nereden buluyorsun?***Papa 16. Benediktus’un Türkiye ziyareti konunda açıklamalarda bulunan Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Tarcisio Bertone, İstanbul’dan Konstantinopolis, Bartholomeos’tan da ekümenik diye bahsettiği için kızıyoruz. Yahu adam, Müslümanların peygamberine ve İslam dinine hakaret etmiş! Artık bu adamın veya etrafındakilerin T&uu... Devamı

Avrupa Birliğinin Zirvedeki Yeri

2009-07-20 12:17:00

Anahtar Kelimeler; AB Ekonomisi, Avrupa Birliği Ekonomik ve Parasal Birliği, Avrupa Dış TicaretAvrupa Birliğine dönüşen Avrupa Topluğunun 21. yüzyılın en önde gelen ekonomik gücü olacağı konu­sundaki görüşler çoğunluktadır. Bu arada, Paul Ken­nedy’nin “Preparing for the twenty - first century” adlıkitabında “politik sorunlarını aşmış, büyük nitelikli in­san gücüne sahip, ekonomik olarak zengin, teknolojisi üst düzeyde olan ve askeri açıdan ihmal edilemeyecek seviyede bir Avrupa Topluğu 21. yüzyılda belki de bi­rinci olmaya adaydır” görüşünü savunmaktadır. Ayrıca, “gelecek yüzyıl bir Amerikan yüzyılı olmaz ise, bir Av­rupa yüzyılı olacaktır” iddiasındadır.Bu görüşler tartışılabilir. Nitekim, bizzat topluluğun 1993 yılında hazırlattığı beyaz kitapta(5) aynen şu ifade­ler vardır: “Avrupa ekonomilerinin potansiyel büyüme oranlarİnın % 4′ten % 2.5′e gerilediği; işsizliğin sürekli arttığı, yatırım oranlarının düştüğü, istihdam, ihracat piyasasındaki pay, araştırma ve geliştirme konularında ABD ve Japonya karşısında gerilediği görüşüne varılmıştır. ”Avrupa ülkelerinin 2000′li yıllara yaklaşırken içinde bulunduğu durum bu olduğuna göre, 2000′li yıllarda süper güç olarak iddiasını devam ettirmesi biraz zor­dur.www.ekodialog.com1987 yılında Tek Avrupa Senedi yürürlüğe girdikten sonra büyük bir pazar oluşmuştur. Bu pazarda kişiler, mallar ve sermaye serbestçe dolaşabilmektedir. Altı üyeyle kurulan topluluk 1995 yılının başından itibaren Avusturya, Finlandiya, İsveç ve Norveç katılımıyla on altı üyeye ulaşması beklenmektedir. 1 Ocak 1994′te im­zalanan Avrupa Ekonomik Alanı Anlaşması, EFTA ül­... Devamı